“Oğlum Adam Olacak” Genel Bilgi




OĞLUM ADAM OLACAK

Oğlum Adam Olacak, 1946 yılından günümüze yakın tarihimizin, olumlu-olumsuz yanları, mizah diliyle eleştirel bir bakışı sergiliyor.
Missouri zırhlısının İstanbul ziyaretiyle başlayan Türk Amerikan ilişkileri. O günlerin adalet sistemindeki, eğitimdeki bürokratik aksaklıklar, ekmek parası peşinde koşmanın zorluklarını, torpilli işe girmeleri, artık, sadece anılarda kalan o günlerin pekçok mekânını, (taşmektepler, bahçeli ahşap evler, çeşmeli meydanlı mahalleler v.b.) insan ilişkilerini, giysilerini, modasını, müziklerini, sinemasını, eğlencelerini üç kuşağını bir arada gördüğümüz geniş bir İstanbul ailesinin yaşam öyküsü çerçevesinde yeniden hatırlatıyor, yeniden yaşatıyor.
Dizinin ana karakterleri; koyu Cumhuriyetçi Burhanettin bey ve onun 3 nesillik aile bireyleridir. Burahanettin bey ve cefakâr karısı en büyükleridir. Hilmi ve karısı Cemile, Fikret ve Nurseli, Cabbar ve Asiye ailenin kız-erkek çocukları, gelinleri ve damatlarıdır. Hilmi babasının izinde bir sade vatandaş, Fikret ise kolay para kazanmanın yönlendirdiği bir fırdöndüdür.
Hilmi’lerin oğlu Orhan, kızları Özden, gelinleri Nermin; Fikret’lerin 3 kızı Songül, Nurgül, Aygül; Asiye ve Cabbar’ın oğlu Mustafa ailenin 2. neslidir. Pek çok öyküyü ağzından dinlediğimiz Orhan’ın oğlu Devrim ise 3. kuşağı yani günümüz gencini temsil eder.
Tüm olaylar, kimi zaman ayrı, kimi zaman birlikte yaşayan ama birbirleriyle sürekli sıcak ilişkiler içinde olan 3 kuşaklı ailenin etrafında döner.
Dİzi, iyi eğitimli, yetenekleri zengin ama toplumdaki gelişmelere ayak uydurmakta zorluk çeken Orhan’ın, yine işsiz kalıp iş aramasıyla açılır. İş bulamamış, yorgun argın eve dönen Orhan’ın durumu tartışılırken eski günlere dönülür.
Çocukluktaki masum danga dunga masallarının nasıl yersiz korkular oluşturduğu; taş mekteplerdeki öğretmen ve müfettişlerin bürokratik despotizmi, dayağa dayalı öğretme yöntemi; yan bahçeden yapılan masum bir erik çalmanın büyükbabayı tutuklamaya kadar götürmesi; sinemaya gitmek için okuldan kaçmanın yol açtığı disiplin mahkemeleri Orhan’ın çocukluğa dönüşleriyle anlatılır.
6. filoyu protesto eden gençlerin ve gençleri yakalayan polislerin karakoldaki komik tutumları; Orhan’ın, iş bulmak için girdiği yüzlerce kişilik memurluk sınavları; Fikret’in, Orhan için yaptğı torpiller; yolda kaza geçiren birini hastaneye götürürken karakolluk olan Orhan ve Nermin’in çaresizliği ve Nermin’in karakolda doğurması, Orhan’ın geri dönüşlerle hatırladığı diğer olaylar.
Hilmi’nin ise; sürülmeyi beklerken, Fikret’in torpiliyle çalıştığı daireye müdür olarak atanması; Fikret’in 27 mayıs sabahı yön değiştirerek DP düşmanı kesilmesinin; babası Burhanettin’in ölümünde gösterişçi ve yalakacı ağlamaları; bir umutla, banker furyasına kapılarak parasını batırmasını ve bankerlerin mahkemesinin komikliğini acıyla hatırlıyor.